Slm. Ben Fransa’dan katılıyorum. Adım Yavuz, 18 yaşındayım. Ailemle Lille’de kalıyorum. Abimle yengem de bizimle aynı apartmanda, ama bir alt katımızda oturuyorlar. Aslen Konya’lıyız. Abim yengemle Konya’da evlenip Fransa’ya getirdi. Yengem başını örtse ve Türban giyinse de çok sexy bir kadın. En azından ben o şekilde buluyorum. Yengemi daha hiç başı, göğsü aleni görmedim. Evde bile, ya Türbanla, yada başörtüsü ve uzun etekle gezer. Yengem beyaz tende, elma yanaklı ve etli dudakları olan, fazla da şişman sayılmayan, ama uzun boylu ve uzun bacaklı, giydiği uzun eteğe rağmen, hatları belli olan, dolgun yuvarlak kalçalı bir fiziği var. Annem babam dahil, bütün akrabalarımıza saygıda kusur etmez, kendi halinde, sessiz bir kadındır yengem. Yani tam bir kapalı kutu!

Acaba abimle yengemin sex hayatları nasıldır diye de düşünmekten edemiyordum. Yengem kapalı giyindiği için (ayak bileğini dahi görmedim), yengemin vücudunu oldukca merak ediyordum. Zamanla bu merakım bir tutkuya dönüştü, yengemin en ufacık hareketini dikkatlice gözlemlemeye başladım. Bir keresinde yengem mutfakta dolabın üst gözüne tencere koyarken, yetişemediği için yukarıya uzandı. İşte o esnada bluzu atletiyle birlikte arkadan 3-4 cm yukarı toplandı, beli açıldı. O anda sikimin birden sertleştiğini ve taş gibi olduğunu hissettim. Yengem farketmeden hemen wcye gittim ve 31 çekerek indirdim sikimi. Bu olaydan sonrasında artık yengeme başka gözle bakmaya ve geceleri yengemi hayal ederek 31 çekmeye başladım. Yengem artık aklımdan çıkmıyordu birtürlü. Yengemi sikmeyi bırakın, çıplak görmek için neler vermezdim!

Abim işi gereği, mal almaya sık sık San-Quentin’e giderdi. Yine bir akşam yemekten sonrasında aşağı abimlere indim, TV izlemek için. Yukarda bizimkiler Türk yayınlarını seyrederler devamlı. Zili çaldığımda, yengem elinde bulaşık eldiveniyle açtı kapıyı, “Geç otur, bulaşık yıkıyorum, Abin de şimdi banyoya girdi, San-Quentin’e gidecekmiş. Bulaşıklar bitsin çay yapacam.” dedi. Geçtim salona TV’yi açtım, MTV seyrediyorum. Tanımadığım bir şarkıcının hayatını özetleyen belgesel vardı, sıkıldım, kanalları sırası ile gezdim, fakat seyredecek birşey bulamadım, yine MTV’ye getirdim. Baktım masada abimin Cep telefonu duruyor. Herhalde yeni almış olmalıydı, kaliteli birşeye benziyordu. Merak ettim incelemeye başladım. İlk kez ekrana dokunmalı bir telefonu yakından inceliyordum. Menünün orasını, burasını kurcalarken, ‘İmages’ diye bir dosyaya çıktı. Merak ya bu, açtım dosyayı…

Bir sürü ‘İmage’ uzantılı veriler vardı, sonu gelmeyecek şeklinde. Birinci ‘İmage’ yazanı açtım, yengemin resmi! Hemde saçları aleni! Acaba yengemin başka resimleri varmı diye devam ettim, ikinci ve üçüncü ‘İmage’ı açtım, onlarda yengemin resimleri. Galiba resimlerin hepsi yengeme aitti. Şeytan dürttü, diğer resimlere bakmadan hepsini Bluetooth’la benim telefona gönderdim. Abimin telefonunu tekrar aldığım şeklinde masaya bıraktım. Okadar çoktu ki resimler, baya uzun sürmüştü. En son resim gönderildikten 3-4 dakika sonrasında yengem bulaşığı bitirmiş, elinde çay tepsisi ile geldi. Az sonrasında da abim banyodan çıktı. Çaylarımızı içtikten sonrasında ben ayakladım. Abim, “Otur daha erken.” dedi. “Bilgisayarda işim var, gideyim.” dedim. “İyi sen bilirsin, git.” dedi. Beni kapıya uğurlarken, “Yarın San-Quentin’e gidiyorum, yengene göz kulak ol! Hatta işin yoksa yarın burda kal.” dedi. “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım.

Eve girdiğimde heyecandan ölecektim, bir an ilkin yengemin resimlerine bakmak istiyordum. Bizimkilere, “Ben yatıyorum!” diyerek odama girdim ve kapıyı kilitledim, Bilgisayarı açtım ve telefonumdaki resimleri yükledim. Yükleme bittikten sonrasında mosaik görünümüne tıkladım, resimlerin tamamı Pul Format’ında açılmaya başladı. Aman Tanrım! O da ne o şekilde ?!? Gördüklerime inanamadım! Bütün resimler yengemin resimleriydi ve ancak başı aleni değil, resimlerin numarları yükseldikçe yengemin de her tarafı açılıyordu! Şok olmuştum! Fakat hem de fazlaca büyük bir luk ve coşku da hissediyordum. Körün istediği bir göz, Tanrı vermiş iki göz! Heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Resimlere sırası ile ve sindire sindire bakmaya karar verdim…

Meğer benim o kapalı diye bildiğim yengem neymiş öyleki be! Yengem her resimde daha da açılıyor, aynı iççamaşırı tanıtımı yapan Fotomodeller benzer biçimde, değişik değişik renk ve modelde külotlarla sütyenlerle, sexy sexy pozlar veriyordu! Sikim iyi mi kalktı, aynı taş şeklinde oldu. Az sonra yengemin Tanga külot ile yatakta arkasını dönmüş, domalarak poz verdiği resmi görür görmez, daha elimi sikime dokunmadan donuma boşaldım. Hem de azca buz da değil, en az bir avuç! Böyle birşey ilk defa başıma geliyor. Spermlerim ta kot pantolonumdan dışarı çıkmaya çalışıyordu. Bu kadar fazlaca tahrik olup boşalacağımı bilseydim, pantolonumu ve külodumu çıkarır, kağıt mendile veya peçeteye boşalırdım. Külodum ve pantolonumun önü iğrenç olmuştu. Hemen soyundum, spermlerden sıyırabildiğimi peçeteye toplayıp çöpe attım. Pantolonu ve külodu kuruması içim kaloriferin üstüne bıraktım. Yeni bir külotla eşofman altı giydim…

Yengemin resimlerine bakmaya devam ettikçe, şaşkınlığım da sikim şeklinde büyüyerek artıyordu. Yengemin iççamaşırlı resimleri sona ermiş, sadece külotla ve göğüsleri açık olan resimleri başlamıştı. Yengemin pozlarını gördükçe kafayı yiyordum. Bir resimde yengem çıplak göğüslerini iki eline almış, birleştirmiş, öne eğilmişti. Bir diğerinde aynı pornofilimlerdeki karılar şeklinde, sertleşmiş göğüs uçlarını parmakları arasına almış, bir başka resimde ise göğüs uçlarını yalıyordu! Artık sikim donuma sığmaz oldu. Ne olur ne olmaz diye Bilgisayarın yanına bir tomar kağıt peçete koydum, ve eşofmanımla külodumu dizime kadar sıyırdım, sikimi elime aldım o şekilde bakıyorum yengemin resimlerine. Vay anasına be! Yengem neymiş öyleki! Çıldırdım resmen ya! Kudurdum iyice!

Sikimi sıvazlaya sıvazlaya yengemin resimlerine bakmaya devam ettim. Sıra yengemin külotsuz resimlerine gelmişti. Yengemin amı traşlıydı, bunu beklerdim yengemden, fakat tam ortasına, ‘Brezilya usulu am traşı’ dedikleri modelden, uzun ince bir şerit benzer biçimde bir tutam kıl bırakmıştı. Şok üstüne şoka giriyordum. Meğer her insanın sessiz sedasız diye bilmiş olduğu yengem, ne yerebakan, yürek yakanmış o şekilde. Sıra yakın çekim amcık resimlerine geldiğinde, ben bir tutam peçete almak zorunda kaldım. Yengem amının dudaklarını iki parmağıyla sağa sola ayırmış, taa amının pembe içlerine kadar, amının delğine kadar görünüyordu! Ne yalanırdı, ne sikilirdi fakat! Elimde olmadan yeniden boşaldım!

Bu herhalde yengemin en aşırı resmi diye düşünürken, sonraki resimlerde yanıldığımı anladım. İyi ki de yanılmışım! Yengemin sonraki resimleri ise yatakta domalmış bir pozda, iki eliyle götünün yanaklarını ayırır şekildeydi. Yengemin göt deliği krater ağzı benzer biçimde açılmış, büzüğünün bütün datayına kadar belli oluyordu. Az önce boşalmama karşın sikimin tekrar sertleşmeye başladığını hissediyordum. Sonraki resimlerde yengem amına ve götüne değişik değişik cisimler sokmuştu. Birinde amına Tarağın sapını sokmuş, birinde Deodorant kutusu. Götüne ise sırası ile, Dolmakalem’den tutun da, Mum, Tornavida’nın sapı, Şarap şişesine kadar, evde ne bulunursa sokmuştu…

Bir sonraki seriyi görür görmez daha fazlaca şaşırdım, yengem abimin yarağını yalarken çekilmişti. Şaşırdığım şey yengemin ağzına almasından oldukca, abimin minnacık sikiydi! Bir taraftan şaşkınlık ederek resimlere bakmaya devam ettim. Yengem abimin sikini tümden ağzına alıyordu. Birkaç fotoğraf sonra ise, abim yengemin ağzına yüzüne boşalmış, yengemin gözlerine saçlarına kadar abimin spermleri bulaşmıştı.

En son resimlere baktığımda ise, yastıkların kılıfından ve çarşafın renginden anladığım kadarıyla, abim başka bir gün çekmişti son resimleri. Bunları, abim yengemi domaltmış götünden sikerken çekmişti. En son fotoğraf ise abimin spermleri yengemin götünden dışarı süzülürken idi. Bu son resme bakarken öyleki bir boşalmışım ki, spermlerim taa Bilgisayarın Klavyesine ve Monitörüne fışkırmıştı!

Peçeteyle hertarafı silip temizledikten sonrasında, yengemin çıplak resimlerine en baştan, içime sindire sindire, defalarca kez daha baktım, gecenin saat üçüne kadar! Gözlerim iyice kızarıp acımaya başlayınca yatmaya karar verdim. Ama derhal uyuyamadım. Gözlerimi kapadığımda yengemi nasıl sikerim düşüncesi beni bir iki saat daha uyutmadı. Henüz iyi mi yapacağımı bilmem, fakat ne olursa olsun bir yolunu bulup, eninde nihayetinde yengemi sikeceğim! Bu konuda oldukça kararlıyım!

Hoşçakalın ve yengemi sikebilmem için bana talih dileyin arkadaşlar!