Slm ben Halil, Manisa’lıyım ama işim gereği İstanbulda’ydım. Vildanla ortalama 2 yıldır tanışıyoruz. 2 senedir bana umut veriyor, fakat sevgilisi olduğu için sürekli tekliflerimi reddediyordu. Bazen de, “Belki onunla ayrılacağız, ozaman senle olabiliriz…” deyip, beni 2 yıldır yedekte tutuyor, oyalıyordu. Bu 2 sene süresince bu şekilde sürdü. Vildan aslen pek güzel olmasa da, görkemli götü ve iri göğüsleri beni çıldırtıyordu. Kafama koymuştum, kendi kendime (Bu kaltağa dersini vermeliyim!) diye düşünüyordum. Geçen haftasonu sabahın köründe Vildana telefon açıp, kendisiyle görüşmek istediğimi söyledim. Bana, Sevgilisiyle arasının aleni olduğunu söyleyip, “Canım oldukça sıkkın!” dedi. (İşte tam fırsatı!) dedim kendi kendime. Taksimde buluşmayı önerdim, ilkönce kabul etmedi. Sonra, “Seni evine yakın biryerden alayım.” dedim. O da, “Ben seni arayacağım!” deyip telefonu kapattı.

İçimden bir ses benimle buluşmayı kabul edeceğini söylüyordu. Planımı uygulama fırsatı yakalamıştım ve derhal hazırlık meydana getirmeye başladım. Hemen yattığım karyolanın başına, sağlı sollu olmak üzere, iki sağlam ip ekledim ve uçlarını acele düğüm olacak şekilde hazırladım. Tabi karyolanın ayak kısımlarına da 2 uzun ip bağlayıp, aynı halde hazırladım. Bayağı heyecanlıydım, banyo yapıp üstümü değiştirdim ve beklemeye başladım. Belki vazgeçti diye düşünürken, telefonumu çaldırıp kapattı. Hemen aradım, sakin bir sesle, “Gelmiyorsun değil mi?” diye sordum. Bana, “Hayır geleceğim! Saat 13:00’de YeniBosna’da meydanda bekle, oraya erişince seni ararım!” dedi. (Oldu bu iş!) dedim kendi kendime. Ve işin en zor kısmı başlıyordu. Ne olursa olsun Vildanı sikmeliydim. Zar zor geçen saatlerden sonrasında, saat tam 13:00’de, YeniBosna meydanda arabamın içinde beklemeye başladım. Telefonumun alarm saatini de 13:40’a kurdum, plan hazırdı…

5 dakika sonrasında tekrar telefonumu çaldırdı. Aradım. Nihayet kısa sürede gelmişti. Çok sexy görünüyordu, altında kot pantolon, üzerinde tişort, ayaklarında ise yüksek topuklu ayakkabıları vardı. Arabaya bindi. “Nereye gidelim?” dediğimde, “Sen bilirsin, istediğin yere gideriz.” dedi. Arabayı evimin olduğu semte doğru sürmeye başladım. Bana yolda sürekli sevgilisinden bahsediyor, bense onu sabırla dinliyordum ki, evvel kurduğum telefonumun alarmı tam 13:40 da çalmaya başladı. Ben telefona yanıt verir şeklinde, “Yaa, demek öyle, fakat şuan yanımda arkadaşım var, sonrasında alırım! Lütfen, sonrasında halledeyim!” diye üsteliyordum. Vildan da, (Ne oldu?) der gibi yüzüme bakıyordu. Telefonu kapatıp, “Teyzemlere konuk gelecekmiş, Teyzem biraz alışveriş yapmamı söyledi.” dedim. Vildan de, “Tamam, birlikte yapalım alışverişi!” dedi. Ben de, “Ama aldıklarımı eve bırakıp, akşam evden götürecem, esasen Teyzemin misafiri akşama gelecekmiş.” dedim. “Tamam, olsun, hadi tecrübe edelim!” dedi. Hemen yol üstündeki Migrosa girdik. Ağır olan nekadar ürün varsa alıyordum. 2,5 litrelik 4 tane Kola, meyve sebze, fındık fıstık benzer biçimde, tam 4 torba ıvır zıvır aldım, (35 TL harcadım).

Planın birinci bölümü tam istediğim benzer biçimde başarıyla tamamlanmış, sıra ikinci kısmına gelmişti. Torbaları arabanın bagajına koyduk ve hareket ettik. Bir zaman sonra oturduğum apartmanın önüne geldik ve planın en zor kısmını uygulamaya koydum. Vildana, “Sen bekle ben torbaları eve bırakayım.” dediğimde, nezaket usulü bir ihtimal ama, “Ben de yardım edeyim!” dediğinde asla itiraz etmedim. Ellerimizde torbalarla 7. Kata çıkmıştık. Kapının önünde torbaları yere bıraktık. Ben kapıyı açıp, yerden 2 poşet aldım içeri girdim. Vildan içeriyi süzüyordu, ayrım etmiştim, fakat sadece bakıyordu. Elimde torbalarla içeri girerken, “Sen de torbaları mutfağa bırakırmısın lütfen?” dedim. İtiraz etmedi, kalan iki torbayı da o alıp içeri girdi. Arkasından derhal kapıyı kapatıp kilitledim ve anahtarı cebime koydum. Vildan kapının kapatıldığını anladığında, torbaları bırakıp, “Çıkalım lütfen Halil!” dedi.

Ama artık elimdeydi kaltak! “Nereye çıkıyoruz? Senle daha işim var!” diyerek, yüzüne müthiş bir tokat atıp, uzun saçlarından sürükleyip döşek odasına soktum. Ağlıyordu kaltak. Daha olayın şokundan kurtulmadan, bunu kolundan tuttuğum gibi yatağa fırlattım. Üzerine çullanarak, zorla kollarını yanlara ayırarak, bileklerinden yatağa bağladım. Ağzına da bir bez parçası tıkayıp, paket bantı ile bantladım. Tişörtünü yırtarak çıkarttım. Sonra da beyaz sütyenini, sonrasında kot pantolonunu çıkarttım. Beyaz külodundan altından amının kılları görünüyordu. Bacaklarını da yanlara ayırıp, ayak bileklerinden yatağın ayakucuna bağladım. Çırpınıp ağlıyor, debelenip kurtulmaya çalışıyordu. “Artık her şey bitti güzelim!” deyip, soyundum ve üstüne uzandım. İri memelerini yalayıp ısırıyor, amını okşuyor, parmaklıyordum. Yarım saat süresince amını, memelerini kalçalarını ve bacaklarını yaladım. Amına parmağımı sokarken hissetmiştim, amı oldukca dardı. Vazelini amına ve sikime sürüp, müziği sonuna kadar açtım ve ağzındaki bantı çıkarttım. Bu derhal, “Yalvarırım yapma Halil! Bakireyim, lütfen yapma!” deyip ağlıyordu. Üzerine çöküp bütün gücümle amına abandım. Kızlığını bozmuştum! Öyle bir çığlık attı ki, duymalıydınız. “Yandım anacım, ölüyorum!” diye altımda böğürüyordu kaltak. Bense parçalamak istercesine amına gidip geliyordum.

Bir zaman sonra kendini bıraktı, artık asla sesi çıkmıyordu. Ellerini ve ayaklarını çözdüm, ağzına yapıştırdığım bantı ve tıkadığım bezi de çıkardım. Bu yeniden ağlamaya başladı. Onun cep telefonunu alıp sevgilisinin numarasını buldum ve “Ağlamaya devam edersen sevgiline şuan altımda yattığını söylerim!” dedim. “Lütfen hayır bunu yapma!” dedi. “Arkanı dön!” diye bağırdım. Yine sertleşmişti sikim. Arkasını döndu. Ellerini bir daha yatağa bağlayıp, götünü sikmeye çalıştım, ama olmuyordu, götü fazlaca dardı. Dolaptan büyük bir hıyar alıp geldim, hıyara vazelin sürüp götüne yarıya kadar soktum. Yastığı ısırıyor, cırlıyordu. Sonra bir daha deneyip, zorlaya zorlaya götüne girdim Orospunun. Taş şeklinde götünü bağırta bağırta sikiyordum artık. Bir müddet sonrasında içerisine boşalıp, çıktım götünden. “Seni ben alacağım Vildan! Benimle evleneceksin! Unut artık o herifi!” dedim. O da bana, “Başka çarem mi kaldı?” dedi, banyoya gitmek istediğini söylemiş oldu, kabul ettim. O banyoda temizlenirken odanın köşesine, çiçeklerin arasına kamerayı kurdum. Banyodan çıktığında, buna Aşkım, Güzelim, Sevgilim şeklinde laflarla, daha şefkatli bir halde sarıldım ve tekrar yatağa girdik. Saatlerce siktim bunu, sikerken zevkten inletip bağırttım. Sikiş sonrası kameraya kaydettiklerimi kendisine seyrettirip, “Bak, bu görüntülere gore herhangi bir zorlama falan yok, kendi isteğinle birlikte olduk, bana yanlış yapma!” dedim.

Ogün Vildanı akşama kadar siktim, sonrasında evine bıraktım. Artık eski sevgilisiyle görüşmüyor, her haftasonu kendiliğinden bana geliyor ve altıma yatıyor, alıştı artık kaltak!