Onunla Facede tanışmıştım. Uzun zamandır aradığım kişiyi bulduğumu anladığım anda peşini bırakmak istemedim. Bakire değildi, ama 7 yıldır da ilişkiye girmemiş bir genç kızdı. Ne pahasına olursa olsun onu bulmalı ve daracık am deliğini sikmeliydim. Çok uğraştım, didindim ve nihayetinde buldum. Ve derhal onu görebilmek için buluşma istedim, o da kabul etti. Çok zor şartlarda görüşmüştük. Ancak onunla olduğum ortamda içimden birşeyler yanıyor, beni kudurtuyordu. Sonunda Onunla birlikte olmak istediğimi, onu sabaha kadar sikmek istediğimi söyledim. Buna inanamadı, şu sebeple ben fazlaca yakışıklı ve atletik yapıda birisiydim. Kendine fazla olduğumu düşünüp dalga geçtiğimi zannediyordu, ta ki o harika geceye kadar.

O gece beni gizlice evine aldığında evde sadece değildik. Bizden habersiz olan akrabaları içerde mışıl mışıl uyurken, ben salonun ortasında parmaklarımın ucuna basa basa onun odasına girdim. Ve ne kadar tehlikeli bir iş yaptığımızı birbirimize fısıldarken, nefesimizin sıcaklığını hissettiğimiz anda, dudaklarımız birbirine kenetlendi ve uzun uzun sevişmeye başladık. Bakire kız amı kadar dar olan amına elim dokunur dokunmaz irkildi. Ürkekti. Bir yanı istiyor, bir yanı daha fazlaca istiyordu. Üzerine çullandığım vakit nefes alışları beni mahfetmeye yetiyordu. Hele o memelerinin uçlarını dişlerimin arasına aldığım zaman yok mu, adeta inlercesine “İçime gir!” diyordu. Ben de onu fazla bekletilmeden, o mis benzer biçimde daracık amına yarrağımı sürtmeye başladım. İçine girmem için beni kalçalarımdan kendine çekiyordu. Ama kaymak şeklinde amının üzerinde kayarak delirmesini kovuşturmak beni daha mutlu ediyordu. Ve nihayetinde o güzel derinliğe dalışımı gerçekleştirmiştim. Sanki, kor olmuş bir mangalın içine maşayı sokar benzer biçimde, alevlerin sıçrayışını görüyordum.

Köküne kadar bastığım için deli oluyordu. Yutkunması bile, sesi soluğu bile bir başka olmuştu artık. Benden önce boşalmaya başlayacaktı ki, bunu fark ettiğimde onu durdurup, sakin olması gerektiğini, sabaha kadar onu sikebileceğimi, acele etmemesi gerektiğini söyleyip, sakin sakin, tadını çıkara çıkara, kanırta kanırta sikiyordum. Daha sonrasında sikimi içinden çıkarmadan o güzel sırtını bana döndü ve kendi başına oyuncağıyla oynar gibi amını yarrağa doyurmaya çalışıyordu. Bu arada yarrağımı içerisine alırken taşaklarımı da okşamayı dikkatsizlik etmeiyordu. Ve sonucunda üzerime sırt üzeri yatıp kendini bana bıraktı. Onun amının sıcaklığı tüm vücudumu sarmıştı, ben de alev alev yanıyordum. Ancak bu ateşin sönmemesi için, onlarca defa içine boşaldığım halde, ona belli etmeden yarrağımı dimdik tutmayı başardım. (Bunu bu güne kadar bilmiyor!) Neden derseniz, boşaldığımı söyleseydim hamile kalacağından korkup, geceyi bitirmeyi düşünebilirdi.

Saatlerce sikiştikten sonra beni üstünden attı. “Yeter artık, 7 senenin acısını bir günde çıkardın, amım kullanılmaz hale geldi, canım acıyor artık!” demesine karşın, ben onu dinlemeyip yeniden içine girdim ve bu giriş resmen saldırı benzer biçimde oldu. Ancak O da bunun zevkine varınca inlemeleriyle bana eşlik etmeye devam etti. Kalçaları avuçlarımın arasında gidip gelmesi beni çılgın etmişti. O vaka her yaşandığında onu yeniden tekrar sikmek istiyordum. İçimde onu sikmek için deli olan başka bir güç vardı sanki. Hayatımın en güzel, en anlamlı, en özgür, en sevinçli gecesini sıkışmam sebebiyle yarıda bıraktığım için oldukca üzgündüm. Pencereden işememem için bana yalvardı, gitmemi istiyordu. Aslında bir yerdede harap olmuş amının kurtuluşu için de mutlu gibiydi. Eminim ben gittikten sonra deliksiz, harika bir uykuya dalmıştır, çok yorulmuştu. Ve tekrar eminim ki götünün üzerine oturamamıştır.

Onu hergün olsa her gün ilk günkü gibi sikebilirim. Onun nefesi bile beni tahrik etmeye yetip artıyor. Onu çılgın şeklinde seviyorum, yeniden aynı şeyleri yaşayabilmek için yolunu gözlüyorum. Ama o ürkek tavşan gibi kaçmak için elinden geleni yapıyor. Ve ben duygularıma gem vuramadığım zamanlar, onun iş yerine gidip, en azından yarrağımı ağzına verip, ağzına boşalarak rahatlamaya çalışıyorum…