Lisede okurken, kankam Meral ile çıkmasına rağmen, Emre benim hoşuma oldukca giden birisiydi. Meral kısa boyluydu, Emre ise fazlaca uzundu, yakışmıyorlar diye düşünüyordum ve bu beni fazlaca mutlu ediyordu. Meral Emre’yle çıkmaya başladıktan sonra, bana fazlaca gıcık verici davranıyordu, onların ayrılması için dua eder olmuştum. Bunu niçin istediğimi bilmiyordum, Emre’de bir çekicilik vardı. Ve çıkmaları pek uzun sürmedi, ayrıldılar. Tabi ayrıldıklarına en fazlaca ben sevinmiştim…

Okuldan arkadaşlarla bir gün dışarda akşam yemeği düzenledik. Emre yanıma oturmuştu, bana samimi davranıyordu. Tabiki ben de onu kendime bağlamak için elimden gelen herşeyi yapıyordum, elini masa altından tutup, kimseyle ilgilenmemesini, sadece bana bakmasını sağlıyordum. Çünkü tam karşımda, Canan isminde başka bir kankam vardı ve o da Emre’ye yıkım tutulmuştu (Bunu bana Canan kendisi itiraf etti.) Ne yapsam bilmiyordum, Emre’yi bir halde kendime bağlamalıydım. Yemekler yendi, çaylar kahveler içildi, hesaplar ödendi, evlere doğru yola koyulduk. Emre yanıma geldi ve belime sarıldı, “Boyun da iyi uzunmuş!” dedi. Ben de, “Gerçekten nasıl?” deyip trip yapmak istedim ve yanından uzaklaştım 🙂 O da bir centilmen adam gibi yanıma geldi ve yanağımdan öptü. İşte aşk ateşim ona karşı burda başladı. Sanki 40 yıllık erkeğimmiş gibi beline sarıldım, o da boynuma sarıldı. Usulca ona fısıldayarak, “Sen fazlaca tatlısın!” dedim ve bu bizim aşk ve seks maratonumuzun başlamasına sebep oldu 🙂 Aradan aylar geçti ve Emre’yle ilk öpüşmelerimizi yaşadık. Bu arada Emre 1.94 uzunluğunda, 80 kilogram civarında, iri yapılı, normal derecede kaslı birisiydi. Ben ise 1.80 uzunluğunda, 58 kiloda, ince sayılabilecek bir bayanım. Kalçam birazcık çıkık ve göğüslerim 85 B ölçülerinde.

Lise sonlandı, benim kazandığım üniversite Emre’ninkinden başka şehirde olduğu için, gizli saklı saklı oraya benimle birlikte gelmek mecburiyetinde bırakıldı. Üniversiteden kızlarla ev tutmuştuk. Bir seferinde Emre yeniden benim yanıma vardığında, o gece evde diğer kız dostlarım olmadığı için oldukca mutluydum. Emreyle birşeyler yaşayabileceğimi düşündüm. Ona fazlaca güveniyordum, fazlaca efendi, çok düzgün bir insandı zira. Ona arkadaşımın yatağını verdim. Yataklar karşılıklıydı. Emre uyumuyordu, sigara içiyordu. “Aşkım uyumuyor musun daha?” dedim. “Yolculuk fazla yordu, 1 sigara daha içip yatacağım!” dedi. “Aşkım lütfen uyu artık!” dedim ve arkamı döndüm. Sigarası bitince kalkıp yanıma geldi, “Kızdın mı?” dedi. “Hayır.” dedim. “Ben de gelip yanına yatmayı düşünüyordum!” dedi. İlk kez bir erkeği yatağıma alacaktım. Tamam, sevgilimdi, beni ilk öpen de oydu (Bilmem inanırmısınız, ama ondan ilkin asla öpüşmedim, ilk onunla öpüştüm!). Almalımıydım yatağıma diye fazlaca düşündüm ve sonunda, “Gel hadi!” dedim…

Girdi yanıma ve bana sıkıca sarıldı, öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Tanrım bu nasıl bir duyguydu, resmen ıslanmaya başladım. İşin daha ileriye gitmesini engellemek için, nazlanarak, “Yeter bu kadar! Uyu hadi!” deyip arkamı döndüm. Bu sefer arkamdan sarıldı. Siki kalkmıştı, kalçamda hissettim, resmen zorluyordu. Heycandan soluk alışverişim değişti ve kendimden geçtim. Ben de kendimi ona doğru iyice bastırıp uyumaya karar verdim. Ve öyle de oldu, sarılıp uyumuşuz. Sabah uyandığımda Emre arkası dönük yatıyordu. Uykusunun çok derin olduğunu biliyordum, bu sebeple ne vakit sabahları telefonla arasam asla uyanmazdı. Şeytan dürttü sikine bakmak aklıma geldi. Elimi pijamasından içeriye doğru yavaşça soktum. Sikini avucumun arasında duymak güzeldi. Emre’nin birden kımıldamasıyla derhal elimi çektim. Emre uyanır gibi oldu ve “Aşkım noldu?” dedi. “Birşey yok aşkım, sadece sarılıyordum!” dedim. “Hıı, tamam…” dedi ve yine uykuya daldı. Doğrusu oldukça korkmuştum acaba farketti mi diye…

1 saat kadar sonrasında kahvaltıyı hazırlayıp onu kaldırdım ve beraber mutfağa geçtik. Kahvaltımızı yaparken, kafamda hep (Gece acaba niçin ileri gitmedi?) sorusu vardı. Ona beni cazibeli bulup bulmadığını sormuş oldum. O da, “Aşkım benim için fazlaca çekicisin, fakat ben sen istemediğin müddetçe sana birşey yapmayı düşünemem. Yani bunu ne manada sordun bilmem, ama ben sex delisi bir insan değilim, yalnızca zamanını beklerim, birtakım şeylerin iki tarafın isteği ile olması önemli…” dedi. Bu benim için yeterli bir cevap olmuştu.

Kahvaltıdan sonra ikili koltuğa uzandı, ayaklar dışarda. Ben de çapraz girdim koltukla arasına, TV izledik. Sevişme sahnesi bol dizilerden seyrediyorduk. Etkilendim ve onu öpmek istedim. Keşke istemeseydim, olan oldu ve uyuyan Emre’yi uyandırdım sanırım. Sevişirken göğüslerimi ilk kez elledi ve çok etkilendim. Sonra elini aşağılara götürdü. Ben bunun olmasını istemiyordum, bu sebeple daha bakireydim. Elini amıma götürdü ve külodumun üstünden ellemeye başladı. Zevkten başım dönüyor, kendime hakim olamıyordum. O amımla oynadıkça, içim alev alev yanıyordu. Sonra elini külodumun çine soktu ve biranda çıkarttı, “Bu ne lan?” diye pedimi almış, bana gösterdi. Elinden pedi aldım hemen kültablasına attım. Çok utanmıştım, ama Emre gülüyordu. Çok nüktedan ve haylaz bir karakteri vardı. Ona sarıldım, “Aşkım ne olur gülme!” dedim. Bana, ilk kez denk geldiğini söylemiş oldu. Şüphelendim, acaba başka kadınlarla da yattı mı diye.

O gün dışarı çıktık, akşam yemeğini dışarda yedik, gece geç saatlere kadar gezdik dolaştık ve eve geldik. Saat gece yarısını birazcık geçmişti, uyumak istediğini ve salondaki yatağa yatmak istediğini belirtti. Oysa ben bu gece de benim yanımda yatar düşüncesine girmiştim. Ama bozuntuya vermedim, “Tamam!” dedim. İçerden 2 yastık ve büyük bir battaniye getirdim. Elimde 2 yastık görür görmez, “Aşkım sen de mi yatacaksın?” dedi. “Evet aşkım!” dedim ve ışığı söndürüp yanına yattım. Uzun uzun öpüşüp yiyişmeye başladık. Yarım saat sonra battaniyenin altında biz de çırılçıplak olmuştuk ve artık sikine dokunma fırsatım kolaylaşmıştı, aldım elime, dokundum. Elledikçe elimde büyüyen bu şey bana okadar büyük gelmeye başladı ki anlatamam! Sikine dokunmamdan oldukça zevk alıyor olmalıydı ki, bana:

– Aşkım birazcık oyna, yukarı aşağı yap!

– Aşkım yaparım da, oldukça büyüdü bu!

– Korkmana gerek yok, sana zarar vermem!

– Bundan inanırım de, kaç cm bu? (Lisede kızlar anlatırdı, işte 15-17 santimetre büyük sayılır diye.)

– 19 cm! dediğinde çekinmiştim.

…….

– Ne oldu? Sustun?

– Şaşırdım, ilk kez elliyorum da!

– Neden kaç santimetre diye sordun ki?

– Amaan aşkım, Lise muhabbetleri işte, bilmiyor musun?

– Hımm… dedi sinsice.

Acaba beni yanlış mı algıladı diye düşündüm. Neyse, ben sikiyle biraz daha oynadım. Sonra bana, “Üstüne çıkabilirmiyim?” dedi. İzin verdim, bacak arama girdi ve “Sikimin ancak başını amının ağzına koyacam, korkma tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve o iri şeyin başını amıma yasladı. Birden kendimi geri çektim, sokmasından korkmuştum. “Sakin ol aşkım, sokmayacağım!” dedi. Sikinin başıyla amımın dudakları içinde yukarı aşağı oynuyordu. Sonra sikinin başını amcığımın deliğine biraz soktu ve “Tamamdır, daha fazla sokmayacağım!” dedi ve üstüme yatıp öpüşüp sevişti benimle. Daha fazla sokmadığı için fazlaca sevinçli olmuştum, ne diyeceğimi şaşırdım, ama çok zevk alıyordum…

Sonrasında bana, “Aşkım canım çok arzuladı, kendini hazır hissedersen yapabiliriz!” dedi. “Biraz acele ediyorsun!” dedim. “Hayır, arkadan da olur…” dedi. Lisede birkaç kız dostum arkadan yaptıklarını ve canlarının oldukca yandığını söylemişlerdi. Ama ozaman Liseydi, ben şimdi Üniversitedeyim ve beni ilk öpen, beni kendine bu denli aşık eden bu erkeğe iyi mi arkadan vermeyeyim diye düşünüyordum. “Tamam yap! Ama acımaz dimi?” dedim. “Merak etme!” dedi ve yataktan kalkıp çantasını aldı, içinden prezervatif çıkarttı. Bilmezmiş benzer biçimde, “O ne aşkım?” dedim. “Aşkım temizlik ve korunmak herzaman için önemlidir!” dedi. “Hımm…” dedim. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum ve merakla olacakları bekliyordum. “Vazelinin var mı?” dedi. “Var!” dedim, odadan gidip aldım geldim. Bu arada evin arasında çıplak dolaşma keyfi bambaşkaymış :))

Vazelini verdim, beni yüzüstü yatırdı ve götüme sürmeye başladı. Değişik bir duyguydu. Parmağını büzüğümden içeri sokmaya çalışıyordu. Ben de birazcık sıktım sanırım. “Sıkma kendini!” dedi ve saldım. Parmağı girmişti. Parmağı girdiyse, yarağı de girer diye düşündüm. Az sonra 2 parmağını soktuğunu söylemiş oldu, sonra da 3 parmağını. İlk başta götümün parmaklanması biraz garip geldi, fakat sonradan zevk almaya başladım. Üstelik hiç acı duymadım. Çok ustalaşmış olmalıydı. Mutlaka benden önce başkalarını da sikmişti. Dayanamadım sordum:

– Aşkım daha ilkin başkalarını da yaptın mı?

– Evet aşkım yaptım!

– Onları da mı arkadan yaptın?

– Hayır!

– Peki beni niçin beni arkadan yapıyorsun?

– Sen bakiresin de ondan!

– Aşkım yetmez mi bu akşamlık?

– Aşkım yapmadım ki daha!

– Arkam zonklamaya başladı aşkım!

– Merak etme birazdan geçer!

Işığı yakmamı istedi. Ben ışığı yakınca işte o bilek şeklinde yarağını nihayet görebilme şansım oldu. Karanlıkta ve battaniyenin altında elimdeyken boyutunu farkedememiştim, fakat şuan çok korkmaya başladım. Tedirgin bir biçimde yanına geldim. Çıkarttı prezervatifi bana verdi ve takmamı söyledi. “Nasıl takacağımı bilmem!” dedim. Bana takma şeklini gösterdi. Ucunu sıktım ve aşağı doğru zorla sürükledim. Siki oldukça ihtişamlı görünüyordu. Prezervatifi taktıktan sonra ağzıma almamı istedi. Dilimi değdirdim, muz tadı vardı, şaşırdım, “Aşkım muz kokuyor bu, tadı da muz benzer biçimde!” dedim. “Sen yala, bak fazlaca hoşuna gidecek!” dedi. Yaladım. Gerçekten muz yalar gibi oluyordu :))

Az sonra, “Tamam yeter bu kadar!” dedi ve beni yüzükoyun yatırdı yeniden ve canımın yanacağını söylemiş oldu ve kendimi sıkmamam için de onlarca kere tembihledi ve ikna etti. Çünkü canımın yanmasından oldukca korkuyordum. Sikinin başını götümün ağzına yasladığında oldukca korkmaya başladım ve bir ara bunu yapmamam gerektiğini düşünmeye başladım, şu sebeple o koca şey nasıl girecek diye hesaplıyordum. Ama ona güvenim de sonsuzdu. Götüme birazcık zorladıktan sonrasında sikini amcığıma bastırdı, biraz am deliğimin ağzında oynattıktan sonra yeniden götüme bastırdı. Göt deliğim ile am deliğimin deliği arasında gitgel yapıyordu. Ben am deliğime girmez herhalde diye düşünüyordum, ama her seferinde birazcık biraz sokuyordu ve ben bunu hissediyordum. “Aşkım amıma sokma!” dedim. “Sokmuyorum aşkım, sularını alıyorum, kaysın diye!” dedi. Bunu tecrübesiz olduğum için anlamamıştım, ama ilerleyen dönemlerde anlayacaktım…

“Artık vakti geldi sanırım!” diye mırıldandı ve sikinin başını götüme iyice bastırdı. Canım fazlaca yanmaya başlamıştı, resmen o koca kafalı şeyi zorlayarak götüme sokmaya sığdırmaya çalısıyordu. “Aşkım yavaşşşş!” dedim. “Sakin ol! Sıkma kendini!” dedi ve itekledi ve girdiğinde, “Oohhh!” dedi. Bitti sanıp ben de bir oh çektim. Kımıldamadan durdu ve “Aşkım tamam bak bu kadardı!” dedi. Ben de tüm sıkıntı bu muydu diye düşündüm. Fakat sonra bir anda sertçe yüklendi ve daha da girmeye başladı. Santim santim ilerliyordu. Sanki bağırsaklarımı yarıyordu o koca şey. O an zevkle karışık hissettiğim o acıyı tanım edemem (Yaşayanlar hatırlar, iri bir aletin götü parçalamasını!). “Aşkım yeter, sokma daha fazla!” dedim ve kafamı öevirip arkaya baktım, ama daha neredeyse yarısı duruyordu. Ağlamaya başladım, belki acır da yapmaz diye. O ise, “Aşkım dur, az kaldı!” dedi ve çıkarttı, tekrardan yüklendi…

Canım fazlaca yanıyordu, çığlık atmaya başladım acıdan. “Tamam bu kadardı, sonuna kadar girdi!” dedi. Resmen midemde hissediyordum sikinin nabız benzer biçimde atışlarını. Ensemi, boynumu ve omuzbaşlarımı öpmeye başladı. Acım yavaşça geçmeye başlamıştı. “Aşkım senin göt te çok darmış fakat haa!” dedi kurnazca gülerek. Bu hoşuma gitmişti. Sonra birden çekti tamamen çıkarttı yarağını. Resmen hava girdi götümden içeriye. Ben daha kendime gelemeden yine kökledi. Nasıl bağırdım ama, yastığı sıkmaya başladım. O ise hızlı hızlı sokup çıkartıyordu. Birkaç dakika çok canım yandı, ama daha sonra emin olun aldığım zevk bambaşkaydı. O iri şey nasıl da rahatça kayıyordu götüme ve beni uçuruyordu…

Yaklaşık 20-25 dakika boyunca amımı okşayarak sikti götümü ve ben o sırada 2 sefer şiddetlice boşaldım. Sonunda o da gelmek üzereydi, “Aşkım ağzına mı boşalayım, yoksa içine mi?” dedi. Ağzıma almak istemediğim için, “İçime boşal!” dedim. O da, “Geliyorum!” dedi ve kökleyip sarıldı bana. Prezertaviften de olsa, içimde sıcacık birşeyler hissettim. Boşaldıktan sonrasında içimde o şekilde kalması beni resmen fazlaca mutlu etmişti. Az sonrasında tam çıkartmaya kalktığında, “Aşkım çıkartma, içimde kalsın!” dedim. O da, “Olmaz aşkım, prezervatif çıkar, döller dışarı akar!” dedi ve yarağını çıkarttı götümden. Döndüm baktım, prezervatif kan içindeydi. Elimi götüme attım, resmen çay bardağının ağzı şeklinde açılmıştı ve büzüğüm kapanmıyordu. “Aşkım ne yaptın böyle yaa?” diye ağlamaya başladım. O da, “Aşkım normal!” dedi. “Böyle mi kalacak bu?” dedim. “Hayır, kapanır!” dedi. “Kanıyor!” dedim. “Normaldir, birşey olmaz, alışır!” dedi ve mutfaktan bir bardak su getirdi, içip sakinleşmem için. Sonra banyoya gitti…

Geldiğinde temizlenmişti. Prezervatifin dışını yıkamış, ağzını da bağlamış, “Hiç sperm gördün mü?” diye bana gösteriyordu. Resmen yarısına kadar dolu bir balon parçası gibi duruyordu ve iğrenç görünüyordu. Fakat onu sevinçli ettiğim için kendimle gurur duydum…

“Hadi banyoya!” diyerek beni kaldırdı ve kucağına aldı. Götüm oldukça yanmaya başlamıştı. Banyoya geldiğimizde küvetin yarısı dolmuştu ve halen dolmaya devam ediyordu. Beni klozete oturup, “Yıka arkanı!” dedi. Yıkadım. Ellerimi de yıkattırdı ve sıcak küvete beni yatırdı. Götüm resmen davet çayır yandı acıdan. Kendisi de yavaşca yanıma geldi ve amcığımı ellemeye başladı. Öyle narin seviyordu ki beni, bu duyguyu ona yaşattığım için teşekkür ediyordu. Sonra beni güzelce sabunlu lifle yıkadı. Sonra küvetin suyunu boşaltıp birlikte duş aldık çıktık. Banyodan çıkarken tekledim. Beni tuttu ve “Ne oldu aşkım?” dedi. “Yürüyemiyorum, oldukça acıyor!” dedim. Aklıma Lisede kızların anlattıkları geldi o anda. Söyledikleri doruydu, fakt sanırım benim için bu ağrı bayağı büyük olacaktı. Emre beni kucakladığı benzer biçimde yatağa kadar götürdü ve üzerine bıraktı. Emre’mle çırılçıplak yattık…

Tabiki hikayem burada bitmiyor, ilerleyen haftalarda ve aylarda bunun şeklinde 15-20 sefer götümü kanata kanata sikti. Her seferinde de götümün fazlaca dar bulunduğunu, başka biri olsa bu kadar kanamayacağını söylemiş oldu. Emre’yle evlenmeyi düşünüyordum, ama akrabalarım Emre’yi istemedi ve ayrıldık. Ama onun bana bıraktığı bir hatıra var: Büzüğümü tam kapatamıyorum ve osuruğumu tutamıyorum. Ömür boyu da çekecem bunun sıkıntısını galiba. (Benim şeklinde götü çok dar olan kızlara kesinlikle anal ilişkiyi önermiyorum! Hele hele yarağı oldukça büyük birine hiç götten siktirmeyin!). Tabi Emre’nin bana bıraktığı bir de vazgeçilmez bir istek var: Götten sikişmeye acaip alıştım, önüme gelen her erkekle yatma ve götümü siktirme isteği duyuyorum. Fakat Emre’den sonra kimselerle sikişmedim. Ailem beni yakında evlendirmek istiyor, köyden birisi varmış. Ozamana kadar da pørnølarla ve sex hikayeleri ile yönetim ediyorum ve götüme değişik cisimler sokarak kendimi tatmin ediyorum.

Bu hikayemi yazarken bile götüm oldukca kaşındı. Offf off! Neredesin Emre???