Selam dostlar. seks hikaye sitesini bir arkadaşım öneri etti ve çok hoşuma gitti. Ben de sizlere başımdan geçen bir olayımı anlatmak istiyorum. Ben 35 yaşında, 1.78 boyunda ve yakışıklı sayılacak biriyim. Maddi durumumdan da olsa gerek her zaman bir Bayan dostum olur. Evli ve iki çocuk sahibiyim. Karımla cinsi ilişkimiz harika ötesi. Aslında ara sıra de bu yaptıklarımı düşündükçe kendi kendime oldukca kızıyorum, fakat ne derler: Erkekte Maymun iştahı vardır! Bu tam da bana uyan bir deyim.

Kendi işyerlerim var Köln’de ve Leverkusen’de. Geçen sene 7’inci ay şeklinde Büro kısmına bir Bayan Elemana daha ihtiyacımız olduğu için, ‘Bayan eleman arıyoruz!’ diye duyuru verdim. Çoğu Alman olmak üzere, 7-8 tane de Türk hanımefendi başvuru yapmış oldu. Aralarından Canan adında bir Bayanı işe aldım. Canan henüz 19 yaşında, 1.70 boylarında ve zannedersem 60-65 kilogram civarında. Ama kızda bir fizik var ki, sormayın. Uzun siyah saçları ve kocaman kara gözler. Aslında yanımda çalışan Elemanlara asla ve asla el sürmem. Canan’ı da o niyetle aldım işe. Canan işinde pür dikkat çalışan ve söylenenden fazlasını meydana getiren bir Eleman çıktı. Kısa sürede güvenimi kazanmıştır, ve nerdeyse ben işe bile gelmeden her şeyi yönetir oldu. Ama kızda ne havalanma, ne şimarma, nede kendini Patron havalarında hissetme duygusu ve görünümü vardı. Kendimle ve onunla gurur duymaya başladım.

Sonbahara doğru bana Fuar için bir davetiye geldi. Fuar için Frankfurt’a gidecektim. Cananı yanıma çağırdım ve “Cumaya ben yokum, buralar sana emanet!” dedim. Canan, “Keşke ben de gidebilsem…” deyince, “Tamam, sen de gel!” dedim. Babasına yanımda telefon açtı ve izin istedi. Babası da, “İbrahim beyle gideceksen sıkıntı yok!” dedi.

Cuma günü birlikte yola çıktık. Bir iki saatlik yolumuz vardı. Yolda özel şeyler konuştuk, tamamen işyerleri hakkındaki olmayan. Konu evlenmeye ulaşınca ben sordum Canana, “Neden evlenmedin?” diye. O da, “Önce işimi öğreneyim, kendi ayaklarımın üzerinde durayım ve sonra bakarız kısmet olursa. Ama malesef Almanyadaki gençlerin aklı bir karış havada ve düşünceleri ancak bir gecelik ilişki. O yüzden basit basit kimseye güvenmiyorum!” dedi. Ben, “Anlıyorum!” dedim. Sonra bana, “Akşama geri Köln’e dönecekmiyiz, yoksa Frankfurt’ta bir gece kalacakmıyız?” diye sordu. Ben de, “Babanlar kızar sana, ben seni Akşam geri bırakırım.” dedim. O ise, “Keşke bir gece kalıp da sabaha gitseydik, ev konuk dolu ve bizde kalacaklar zannedersem.” dedi. Ben de, “Tamam, istersen kalırız!” dedim.

Neyse Fuarda dolaşmaktan ayaklarımıza kara sular indi ve Fuardan menfaat çıkmaz bir otele vardık. Ama malesef bırakın iki odayı, “Bir tek oda bile yok!” diye cevap aldık. Oradaki Eleman sağ olsun bizlere destek oldu ve 25 km uzakta bir Otelde anca konaklayabileceğimizi söyledi. Düştük tekrar yola. Canan bu ara baya sessizdi. Nedenini sorduğumda, utangaç olduğunu ve onun yüzünden Otel Otel gezdiğimizi söylemiş oldu. Ben gülüp geçtim, “Canın sağ olsun, senin gibi biri için dolaşmışız ne olur ki?” dedim. Otele girdik ama malesef burası da Fuardan ötürü dolu, sadece bir oda kalmış, onda da çift benlik tek yatak varmış. Ben Canana baktım güldüm, “Şansa bak! Neyse gezmeye devam! Başka otellere bakarız!” dedim. O sırada Canan, “İbrahim bey eğer sizin için sıkıntı yoksa burda kalalım, ya değilse bunu da bulamayabiliriz. Önemli değil ben koltukta yatarım!” dedi. Ben de inanın istemeyerek kabul ettim. Nede olsa babasi bana emanet edip gönderdi. “Tamam burda kalalım, ama koltukta ben yatarım, itiraz istemiyorum!” dedim.

Odaya çıktığımızda, “Canan sen gir bir duş al, ben de senden sonrasında duş alırım.” dedim. Canan girdi duşa. Ben de o sırada odadaki Mini Bardan bir küçük Whisky ile Cola aldım. Canan çıktığında, “Afiyet olsun İbrahim Bey!” dedi. Ona sordum, “Sen de içermisin, Whisky Cola?” dedim, istemeyince ben duşa girdim. Duştan çıktığımda Canan çoktan yatmış ve uyuyordu. Ben de koltuğu kendime hazırladım ve uyumaya çalıştım, fakat nafile bel ağrısından uyuyamadım. Yarım saat sonra Canan uyandı ve benim koltukta uyuyamadığımı görür görmez, “İbrahim Bey buyurun siz buraya yatın, ben koltuğa geçeyim.” diye öneri edince, erkekliğe bok sürmek istemedim ve “Olmaz sen Bayansın, senin koltukta yatman yakışık almaz!” dedim. Canan da bunun üstüne, “O vakit döşek fazlaca geniş, siz de buraya gelin!” diye teklif edince, benden ilkin ağrıyan belim kabul etti.

Koltukta üzerimde örtülü battaniyeyi açıp, yatağa gitmek için kalktığımda beni atlet külot kabul eden Canan’ın yüzü kızarmaya başladı. Ben de, “Canan kusura bakma ama ben oldum muhtemel atlet külot yatarım, yoksa uyuyamam.” dedim. Canan da gülerek yatakta üstüne örtülü battaniyeyi açtı ve “Bakın ben de aynen öyle yatarım!” dedi. Tekrar gülüşerek ben yatağa girdim. Birbirimize sırtımızı dönerek yattk. Çok bitap olduğumdan hemen uyumuşum. Bir ara uyandığımda, yarı sersem halimle bir baktım ki, Cananın arkasına yapışmışım, bir ayağım bacağının üstünde ve elim de göğsünde ve sikim de kalkmıştı! Kendimden utandım ve derhal elimi ayağımı çektim kızın üzerinden. O anda Canan’ın uyanık bulunduğunu farkedince, hemen özür diledim. Canan, “Sorun değil İbrahim bey!” diye güldü. Tekrar özür diledim ve uyku sersemliği ile, “Alışkanlıktan olsa gerek…” diye bir şeyler söyledim. Canan gülerek, “Hele uykunuzda söylediklerinizi ve yaptıklarınızı bir bilseniz…” diyince iyice utandım. “Söyle bakalım, ne söylemişim, ne yapmışım?” diye ısrar ettim. “İbrahim Bey bana arkadan sarıldınız, elinizi bacak arama attınız ve ‘Amını yerim senin hayatım, ne güzel kokuyorsun sen yine!’ dediniz.” deyince resmen şok oldum. Ama onun o huzurlu anlatış şekli beni iyice kudurttu.

Kendisinden oldukca çok özür diledim. Canan da, “Canınız sağ olsun İbrahim bey, size canım feda!” diye bir cümle sarf etti ve tekrar döndü sırtını. O sözleri duyunca ben iyice eridim. Parfümünün kokusu, teni ve uzun simsiyah saçları resmen çılgın etti beni. Dayanamadım ardından yine sarıldım. Canan’dan tepki gelmeyince, şeytan (ve kalkık sikim) dürttü, kızın babasını falan unuttum. Elimi yeniden bacak arasına attım (bacak arası resmen ıslanmıştı) ve “Canan, burayı böyle mi tuttum?” diye sordum. “Evet aynen öyleki yaptınız!” dedi. “Ve ‘Ben bunu yerim!’ dedim, öylemi?” diye sormuş oldum. O sadece, “Hı Hı!” dedi, evet anlamında. Cananı sırtüstü çevirdim ve külotunun üzerinden amını koklamaya ve öpmeye başladım. Canan bacaklarını iyice açtı. Mis şeklinde taze am kokuyordu. Külodunu indirmeye çalıştığımda, huzurlu çıkarmam için kalçasını kaldırınca ok yaydan çıktı. Külodunu çıkardım ve resmen delirmiş benzer biçimde amını yalamaya başladım. Canan ise arka arkaya ağzıma boşalıyordu. Bir damla ziyan etmeden taze amcık suyunu içtim. Canan zevkten perişan bir şekilde sesler çıkartarak, “İbrahim bey oldukça güzel yapıyorsunuz, bırakmayın devam edin!” diye yalvarıyordu. İnanın bir saate yakın, hem o tertemiz kaymak şeklinde amcığını ve götünü yaladım. Yukarı çıktığımda göz göze geldik, ve o kiraz gibi dudaklarını koparırcasına öptüm. Tanrım, hele o dimdik göğüsler, daha el değmemiş, güneş yüzü görmemiş…

Sikim müthiş sertleşmişti. Dayanamadım, “Canan, ben kafayı yiyecem, senin içine girmem lazım, ya değilse sikim çatlayacak!” dedim. Canan da, “İbrahim bey, ben bakireyim, lütfen yapmayın ne olur!” diye rica etti. “Gel o zaman arkadan gireyim?” dedim. Canan arkadan hem istiyor, hem istemiyor gibiydi, “Ordan da yapmasanız İbrahim bey?” dedi. Bunu tuttum karnının üzerine yüzükoyun çevirdim ve mis şeklinde göt deliğini yalamaya başladım. “Cananım bir tanem, kremin varmı? Canının yanmasını istemiyorum!” diye sormuş oldum. Canan asla konuşmadan ancak çantasını gösterdi. Çantadan el kremini aldım, götüne ve sikime sürdüm, sonrasında dayadım. Ama götünün deliği sanki göt değil iğne deliği mübarek. Sikimin kafasını sokana kadar kan ter içinde kaldım. Kafası girer girmez Canan acıyla bağırdı ve “İbrahim bey kurbanınız olayım çıkartın, oldukca acıyor!” diye yalvardı. “Aşkım bir tanem, bak biraz böyle durayım, alışır götün!” dedim. Biraz vücudumu geri çekip sikimin etrafını birazcık daha kremledim. Benimki gerçi olsa olsa 18 santimetre anca var, ama oldukça kalınca, doğrusu normaldi kızın bağırması.

Sonunda kremin yardımıyla az az girdim ve en nihayetinde köküne kadar soktum götüne. Ama kızcağız ne bağırıyordu, yastığı ağzına almış, anlatamam. Bir iki dakika öyleki durdum, mengene gibi sıkıyordu götü benim cihazı. Biraz rahatlayınca, ileri geri yapmaya başladım. Canan da alıştı zannedersem, acı ile bağırması döndü zevkten kişnemeye resmen. Götünü bir 15 dakika falan siktikten sonrasında o şekilde bir patladım ki, kızın götünün içi dışı sperm doldu…

Kalkıp duşa girdik, kendi ellerimle Cananı yıkadım. Mazlum mazlum gözümün içine bakıyor, asla konuşmuyordu. Yatağa geri geldiğimizde, göğsüme başını koyup yattı ve “İbrahim bey beni oldukça mutlu ettiniz!” dedi. Birkaç dakika sonrasında aşağılara indi, yeniden kalkmış sikimi öpüyor yalıyor, fakat ağzına almıyordu. “Canan şayet sen de beni sevindirmek istiyorsan, sikimi ağzına en son alabildiğin yerine kadar al ve em!” diye rica ettiğimde, ağzına aldı ve başladı emmeye. Tanrım, bu ne emme! Sikimi 20 dakikaya yakın yalayıp emdikten sonrasında üstüme çıktı. Hem dudaklarımı koparırcasına emiyor, hemde amını yarağıma sürtüyor, zaman zaman de azıcık kafasını içerisine alıyordu. Nedense birden durdu ve “İbrahim bey ben burdan da isterim!” dedi. Duyduklarıma inanamadım ve “Bak güzelim: Birincisi sen bakiresin, tamam götten sikişelim, ama kızlığını evleneceğin erkeğe saklaman lazım, unutma, ben evli bir erkeğim. İkincisi de, artık bana İbrahim diyebilirsin!” dedim.

“İbrahim ne olursun, kızlığımı sana vermek isterim!” diye yalvarınca, şeytan bir defa daha dürttü ve, “Tamam, buyur o vakit kendin ayarla, canın yanmasın!” dedim. Üzerime yavas yavaş oturdu, sikimi yarısına kadar biraz acı arasında aldı ve öylece beklemeye başladı. Ben de en az onun kadar istiyor ve dayanamıyordum, birden belinden tutup Cananı aşağı çektiğimde, “Ufff yandım anam!” diyerek öne eğildi ve dudağıma yapıştı. Benim yarrak köküne kadar amına girmiş, Cananın kızlığı bozulmuştu. Göğüslerini göğsüme yapıştırdı ve belini hafifçe hafifçe yukarı aşağı oynatmaya başladı. Sanki sikim götüne girmiş gibi, amcığı acaip dar ve arasında soba varmış benzer biçimde yanıyordu. Sonra hafifçe doğruldu, ellerimizi birbirine kenetledik ve başladı oturup kalkmaya ve inleyerek zıplamaya. İnanın iki saate yakın pozisyon değişe değişe, Cananın tazecik am deliğini siktim. Bu müddette Canan defalarca orgazm olup boşalmıştı. Ve tam patlayacağım anda çıkartayım diye düşünen ben, zevk sarhoşluğu ile dayanamadım ve amının içine patladım. Benden hemen sonrasında Canan da birdaha boşaldı ve üzerime yığılıp kaldı.

Türkün aklı, ya kaçarken yahut sikişirken gelirmiş :-)) Bizim aklımız başımıza sikiştikten sonra geldi ve biz de panikledik, gebe kalır diye. Çok şükür ki gebe falan kalmadı. Şimdilerde ise korunuyor ve nerdeyse her gün, güzdüzleri Cananı sikiyorum, akşamları da karımı. Benden ayrılmak istemiyor. Evli olmama da aşırı saygısı var. Ona da ev tuttum ve istediğim zaman gidiyorum. Nereye kadar masraf bilemem, fakat birbirimizden ayrılmak istemiyoruz. Haftaya onunla en azından imam nikahı yapmayı düşünüyorum. Hayırlısı bakalım…

Hepinize iyi günler dilerim.