Slm ben Arif Kaptan. Marmariste teknemle günlük tur düzenlerim koylara. Birkaç Otelle anlaşmam var. Bundan bir yıl ilkin, Temmuz ayında, 5 yıldızlı bir Otelden cepten aradılar, “Yarın sabah saat 9:00’da iskelede ol, tur için satın alan var.” dediler. Sabah 8:30’da teknemle gittim, Otelin iskelesinde bekledim. Yarım saat sonra bir Garson geldi, elinde nevale yüklü sepetle. Ben grup gelecek diye beklerken, Garson teknemin ‘hususi kiralandığını’ söyledi. Az sonra o şekilde afet bir kadın geldi ki, aman Tanrım, üstünde yavru ağzı bir elbise, vücut desen harika, yüz desen prenses şeklinde. Yanında da yakışıklı bir adam…

Tekneye bindiler, hareket ettik. 15 dakika sonra, kadın ön güvertede çırılçıplak yatarak, insanla oynaşmaya başladı. Adam isteksiz görünüyordu. Kadın o şekilde yaptı, böyle yapmış oldu, adamda tık yok. Kadın, “Kaptan, bunu bir yerde indirelim!” diye bana seslendi. Ben kafamla ‘Tamam’ işareti yaptım. İçmelerde iskeleye yanaştım, erkek indi. Biz açıldık yine denize. Saat 1 gibi güzel bir koyda demirledim, yemek servisi için. Ben Mutfakta sepeti boşaltırken, kadın arkamda, “WC nerede?” diye sordu. Tarif ettim. Dar kodidorda bana yavaşca sürtünerek geçti, WC’ye girdi. Kapıyı tam kapatmadı, aslına bakarsan çırılçıplaktı. Klozete oturdu ve küçük çişini yaptı. Ben talep eder istemez bakıyordum. Harilkulade bir vücudu vardı. Beni bakarken görür görmez gülümsedi. Kadın işemesini bitirdi, amını sildi, çıktı WC’den. Ben işime devam ederken geçmek istedi. Rahat geçsin diye geriye çekildim. Tam geçerken önümde durdu, Sepette ne var ona baktı. Çıplak vücudu benim vücuduma yapışmış ve mayomun arasında kazık benzer biçimde olmuş sikim kadının poposuna baskı yapmış oldu. Kadın, “Güzel! Çok güzel!” diyerek Mutfaktan çıktı…

Yemeği arka güvertede yedikten sonra ben Çapayı aldım ve yine hareket ettik. Az sonra yanıma Dümene geldi, “Bana Tekne kullanmasını öğret!” diyerek, Dümenle aramıza girdi ve arkasını bana yasladı. Ben birkaç dakika Tekne kullanmayı açıkladım. Sonra döndü bana, “Benimle oynarmısın?” dedi. “Abla hepimiz neyiz ki sana yetelim?” dedim. Bana, “Harika bir vücudun var, yanık yanık. Etrafımdakiler benzer biçimde yalama değilsin, ondan sevdim seni. Beni memnun et, ben de seni memnun ederim!” dedi ve derhal mayomu indirdi. Benim siki görünce, “Ohhhh, bu ne?” diye şaşırdı. “Şu ana kadar beni sikenlerde asla bukadar büyük ve kalın yarak görmedim!” dedi ve Dümenle aramda çökerek başladı yarağımı yalamaya emmeye. Nasıl emiyor ama, adeta iliklerimi kurutacak şeklinde. O doymak bilmeden yarağımı yalamaya devam ederken, ben Tekneyi pek kimsenin uğramadığı tenha bir koya doğru sürdüm. Koya vardık, kontağı kapatmamla kadının ağzına boşalmam bir oldu. Kadın döllerimi yalayıp yuttuktan sonrasında demir attım.

Birlikte çırılçıplak denize girdik, birazcık yüzdük. Bu suda başladı benimle oynaşmaya, öpüşmeye ve öpüşmeye. Tekneye çıkar çıkmaz güvertede hortumu açtım, ilkin onun üstündeki deniz suyunun tuzunu yıkadım. Sonra hortumu kendime tuttum. Bu sırada hanım yeniden çöktü önüme ve yine başladı yarağımı yalamaya. Yarağımı ağzıyla kaldırdıktan sonra, boynumdan iki eliyle yapışarak, ayaklarını belime doladı. Elleri omzumda, azar azar sikimi amının içerisine almaya çalıştı. Yarağım kalınca ulaşınca biraz zorlandı. Yarağımı amına anca yarısına kadar alabiliyordu. O pozisyonda bir kez orgazm oldu kadın. Sonra bunu yatırdım mindere, başladım yalamaya. Boynunu, Ay gibi dimdik göğüslerini, göbek deliğini, derken apış arasına, amına indim. Pespembe amını yalamaya başladım. Hafiften ısırık atıp, dilimi amının deliğine girebildiği kadar sokuyordum…

Çılgınlar gibi inliyor, müthiş zevk alıyordu. Yılan benzer biçimde kıvrılırken, birkez daha amının suları ağzıma boşaldı. “Dayanamıyorum artık, gir içime!” diye bağırdı. Amını yalamayı bıraktım ve sikimin kafasını yerleştirdim amına, az az, Git-Gel’lerle girdim ateş fırınına. Canı yanmasın diye sonuna kadar sokmuyordum, ama O, “Hadi, daha, daha, hepsini sok!” diye bağırıyordu. Aniden boynumdan tutup, vücuduyla bana doğru hamle yapınca, sikim taşaklarıma kadar girdi amına. Girmesiyle de çığlığı bastı. “Ohhh, Ooohh, Harika!” diyor, altımda kıvrılıyordu. Ben de onun meme uçlarını emiyor, ısırıklar atıyordum. Sırtımı tırnaklıyordu, bacakları belimde adeta kerpeten olmuştu. Tam ben boşalırken O da Orgazm oldu ve aynı anda sarsılarak beraberce boşaldık. Sikimin kenarından fazla döller fışkırdı dışarıya. Sikimi amından çıkarmadan aynı pozisyonda sikişmeye devam ettik. 15 dakika sonra tekrar boşaldık, kalktım üstünden…

Yarım saat kadar çırılçıplak güvertede yattık, güneşlendik. Sonra bu tekrar başladı yarağımla oynamaya ve yalamaya. Yarağımı kaldırdıktan sonra, arkasını yüzüme yaklaştırdı. Götünün deliğini ağzıma burnuma sürtüyordu. Ben de götünün deliğini yalamaya başladım. Götünün deliği vıcık vıcık olduğunda döndü, götüyle oturdu sikimin üstüne. Sikimin kafası yavaşça götüne girince, “Çok acıyor, suda tecrübe edelim!” dedi. Atladık denize, kıyıya yüzdük. Baktık kayalar arasında kumluk ıssız bir yer var, oraya gittik. Yarı belimize kadar sudayız, kayalara tutunuyoruz. Bunun arkasına geçtim ve götünün deliğine dayadım sikimi. Ama sikim soğuk su ile büzüştü, girmiyor. Kayaların üstüne çıktık, güneşte sırt üzeri yatırdım bunu. Bacaklarını ayırdım ve amını yalamaya, parmaklamaya başladım. Amından akan zevk sularını sikime ve götünün deliğine sürdüm ve kayganlaştırdım…

Bunun bacaklarımı omzuma aldım, kasıklarından tutarak, götünün deliğini sikimin başına yanaştırıp az az bastırdım. Bu sefer biraz daha rahat giriyordu. Sonunda köküne kadar soktum götüne. Canı acıyınca biraz oynamadan durdum, sonra ufaktan Git-Gel’lere başladım. Hem canı yanıyor, gözlerinden yaş geliyordu, hemde sırtımdan beni kendine çekerek, “Daha süratli sik götümü! Daha hızlı sok!” diye inliyordu. Ben hızlandıkça O da başladı götüyle Gel-Git yapmaya. Hızlandıkça hızlandı. Çılgın gibi debeleniyor, “Hadi! Hadi!” diye bağırıyordu. Sonunda dayanamyaıp patladım ve sikimden asla akmadığı kadar döl ile götünü doldurdum. Kancık köpek gibi sıktı, büzdü büzüğünü, salmadı sikimi bir müddet. Sonra sikim sertliğini kaybedince büzüğünü serberst bıraktı. Sikimi götünden çekip çıkardığımda, götünden osurukla komplike döllerim püskürdü. Kayanın üstünde biraz yattık, dinlendik. Bana, “Hayatım süresince asla böyle sikilmedim!” dedi. Daha sonrasında yüzerek tekneye gittik. Demir aldık ve Otele doğru yol aldık…

İskeleye yanaşınca bana, “Sen de Otele gel.” dedi. Güldüm, “Abla beni içeri bile almazlar!” dedim. “Sen gel!” dedi. Yürüdüm arkasından. Tüm personel Hazır-Ol’da bekliyor. Beni engellemek isteyen Müdüre çıkıştı, “Benim misafirim o beyefendi!” dedi. Müdür hemen, “Tabii ki, emredersiniz Hanımefendi!” dedi. Birlikte Otelin Butiğine girdik. Bana fazlaca pahalı 2 Kot, 4 adet tişört, 2 çift ayakkabı, 2 çift terlik, 2 mayo aldı, çıktık odaya. Odaya girer girmez banyoya girdik, küvette birbirimizi şampuanla yıkadık, keseledik. Şampuanın köpükleri içinde sikimi amına soktu ve kucağıma oturdu. Banyoda bir posta sikiştikten sonra, kurulanıp, tüm ışıkları söndürdük, çırılçıplak balkona çıktık. Karanlıkta sikimi yalayarak tekrar kaldırdıktan sonra, balkon demirine dayanarak domaldı ve “Gel, arkama yanaş!” dedi. Arkasına yanaştım, sikimi aldı arkan götünün deliğine yerleştirdi, “Hadi sik götümü!” dedi. Havuz başında millet yiyecek yiyor, hepimiz tepelerindeki balkonda sikişiyoruz, karanlık içinde…

Balkonda götünü siktikten sonra giyindik ve yemeğe indik. Garsona tek buyruk yetti, masa donatıldı. Tabi ogüne kadar yüzüme bakmayan personel adeta etrafımda pervane. Mükellef bir yiyecek yedik. Sonra gece sahilde, ay ışığında sarmaş dolaş yürüdük. Ormanda bir posta daha sikiştikten sonrasında tekrar Otele döndük. Bir haftalık tatili süresince benim tekneyi özel kiraladı ve hergün denize açıldık, hergün sikiştik. Kadın tam bir Nimfoman çıktı, sikişmeye doymuyor! Teknede, denizde, kayalıklarda, kumsalda, ormanda, otelde, banyoda, yatakta, balkonda, günde en az 5-6 sefer sikiştik. Tatili bitince kayboldu gitti.

Aradan tam 1 yıl geçti, kravatlı bir bey, “Limanda sana iş var!” diyerek, beni kapımdan Lüks bir araba ile aldı Limana götürdü. Rüyamda bile göremeyeceğim, oldukca Lüks bir Yat’ın önünde durduk ve o bey bana, “Sen artık bu Yat’ın kaptanısın!” dedi. İçimden, (Pezevenk’e bak, dalga geçiyor benle!) derken, Yat’ta o hanım göründü ve “Arif Kaptan gel gel!” diyerek, beni Yat’a çağırdı. Yat’a çıktığımda yanağıma bir öpücük kondurdu ve “Yeni Teknene hoş geldin! Nasıl beğendin mi? Artık hep benimlesin, ancak benim kaptanımsın!” dedi. Hemen Yat’ı gezdirdi bana. Yat değil kutsal Lüks bir apartman dairesi sanki. Birbirinden Lüks bölmeleri gezdirirken, bir kapıyı açtı, “Burası da döşek odamız!” dedi. Sanki beş yıldızlı bir Otel odası gibiydi. Ortada kocaman çift benlik bir yatak, duvarda dev gibi bir LCD TV, odanın bir köşesinde banyosu bile vardı! Hemen soyunduk ve sikişmeye başladık…

Bu arada ben kendi teknemi sattım. Şimdi o Lüks Yat’ın kaptanıyım ve ayda eski teknemin parası kadar maaş alıyorum. Ve ikramiye olarak ta, hem o kadını ve ona inanmayan kadın arkadaşlarını sikiyorum…