Merhabalar, ben Fatih, bir otelde müdürüm. Bu anlatacağım olay, aynı otelde benim sayemde işe baslayan üst kattaki komşunun kızıyla aramızda geçti. Kız turizmden yeni mezun olmuş benim yardımcım olarak yetişim görüyordu. Ailesi oldukça samimi aile dostumuzdu. O günlerde ben de kız arkadaşımdan yeni ayrılmış boşluktaydım. İlk önceleri dikkatimi çekmemişti fakat onun son günlerde kıyafet kuşamı dikkatimi çekmeye başlamıştı içimde ona karşı frenleyemediğim duygularım ortaya çıkmıştı. Artık onu gözlerimle her defasında süzüyordum fakat bir türlü yeşil fer alamadım. Artık kafaya koymuştum zorlada olsa onu becerecektim. Kızın ismi Sevil’di. Açık kumral, 1.70 civarında uzun boylu ve vücudu oldukça orantılı bir kızdı. Giyinmesini de oldukca iyi biliyordu, kendini daha güzel yayınlayan göğüs dekolteleri ve o mini etekleri beni bitiriyodu.

Sevil sabahtan akşama kadar ek Rusça ve Almanca dil kursuna gitmeye başlamıştı. Ben de otelde yalnız sıkılıyordum. Derken aklıma bir düşünce geldi. Sevilin babası ve anası tatile giderken evin yedek anahtarını annemlere bırakmışlardı. Onu aldım ve kimse yokken usulca evlerine girdim. Amacım odasına gidip, hep merak ettiğim dolabını biraz karıştırmaktı. Dolabın kapağını açtım ve birbirinden şık ve çoğu zaman seksi elbiselerini gördüm. Mini etekleri, bodyleri, daracık kot pantolonları, kazakları tertipli bir şekilde duruyordu. Nedense çok tahrik olduğumu hissettim. Bu işi gizli saklı yapıyor olmak da ayrı bir zevk veriyordu. Çekmecelerini açmaya başladım. Çorapları darmadağın bir vaziyetteydi. Külotlu çorapları renk renk ve çeşit çeşitti. Bir tanesini kokladım, müthişti.

Daha sonra da öteki çekmecede iç çamaşırlarını gördüm. Bunları karıştırırken altta bir dergiye rastladım. Tanrım, bu bir Erotik dergiydi. Sevil de mi? Sadece bir tane vardı ve büyük olasılıkla bir arkadaşından merak etmiş olduğu için almıştı. Biraz karıştırdıktan sonrasında yerine koydum. Tam eve dönmeye karar vermiştim ki, kapıda anahtar sesi duydum. Bir anda adrenalinim yükseldi, kim olabilirdi? Burada ne yaptığımı iyi mi açıklayacaktım? Koridorun sonundaki odasından kapıya baktım. Gelen Sevildi. Bir nedenden dersleri erken bitmişti. Birden gözüme ne kadar güzel göründüğünü farkettim. Bir eliyle duvara dayanmış, diğer eliyle topuklu ayakkabılarını çıkarıyordu. Siyah bir tayt giymişti, tekrar siyah bir body ve üzerinde kırmızı gömleği vardı. Eğildiğinde saçları yerlere kadar uzanıyordu hemen hemen. Çok çekiciydi ve onu istiyordum.

Çekmeceden siyah bir naylon çorap alıp başıma geçirdim, yavaşça karşıdaki odaya geçtim. Sevil odasına geldi, çantasını bıraktı. Sırayla üstündekileri çıkarmaya başladı. Önce gömleğini, sonra bodysini. Vücudunu asla çıplak görmemiştim. Çok düzgündü, çok seksiydi. Beli incecikti, göğüsleri dipdiriydi. Derken sütyenini çıkardı, ben o anda iptal oldum. Bir tişört buldu ve düzeltmeye başladı. Ben artık dayanamıyordum, yavaşça peşinden yaklaştım. Bir anda saldırarak sol elimle onun vücudunu sardım, sağ elimle de ağzını kapattım. Neye uğradığını şaşırdı ve kendini kurtarmaya çalıştı. Ama ben fazlaca sıkı tutuyordum ve poposuna sürtünüyordum. Bağırmaya çalışıyordu ama elim engelliyordu. Derken elimi ısırdı, ben acıyla elimi çekerken o da kurtuldu ve odanın diğer köşesine koştu, bağırıyordu. Kimsenin duymamış olduğuna şükrediyorum. Bana bakıyordu fakat çorap yüzünden tanıyamıyordu.

Ben yine ona doğru ilerledim ama o bana ne bulursa fırlatmaya başladı, kasetler, kitaplar, kalemler. Hiç bu kadar çok tahrik olduğumu hatırlamıyorum. Ona bir tokat patlattım. Oldukça sert vurmuştum ve yere yuvarlandı. Yanağı hemen morarmıştı. Ayağa kalkmaya çalıştı, bir tokat daha vurdum. İyice sersemlemişti. Kollarından çekerek yatağın yanına getirdim ve yatağa fırlattım. Halen tam olarak kendine gelememişti. Çekmecesinden iki külotlu çorap daha aldım ve ellerini bileklerinden yatağa bağladım. Eğer bunu yapmasaydım epey zorlanacaktım, zira kuvvetli bir kızdı. Ağzına da beyaz aerobik çoraplarından bir yumak tıktım. Bir zaman öylece durup onu seyrettim. Kendine ulaştığında bağırmaya kalktı fakat sesi çıkmıyordu. Gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Göz yaşlarından makyajı yanaklarına akmaya başlamıştı. Çırpınıp duruyor, ellerini kurtarmaya çalışıyordu.

Yaklaşıp yanağını, boynunu ve göğüslerini kokladım. Dudaklarından amına kadar heryerini yaladım. Pahalı bir parfüm kokuyordu ve oldukça kışkırtıcıydı. O ise iğrenirmiş şeklinde yüzünü öteki tarafa çeviriyordu, tehlike ve zevk arasındaydı. Ayağa kalktım, kemerimi çözmeye başladım. Pantolonumu indirdim. Külotum ıslanmıştı. Onu da indirdim ve sikim dışarı fırladı. Sikim şimdiye kadar gözüme asla bu kadar büyük gözükmemişti. Sanırım Sevil çok korkmuştu bu sebeple başına gelecekleri biliyordu. Sert bir biçimde taytını çektim ve hayretler içinde külot giymediğini gördüm. “Orospu seni…” diye aklımdan geçirdim. Bacaklarını açmaya çalıştım, fakat özgür oldukları için bana tekmeler savuruyordu. Ben de tutup ters çevirdim, yüzüstü yatırdım. Yüzüstü yatmış olduğu için tekme atamıyordu ama yine de debeleniyordu. Kulağına yaklaşıp, “Sikecem seni…” diye fısıldadım. Bunu duyunca iyice çırpınmaya başladı.

Bir yastık bulup karnının altına yerleştirdim ve kalçalarını yükselttim. Arkasına geçip sikimi amına değdirmeye başladım. Sevil ise kalçasını bir oraya bir buraya oynatıyor, kurtulmaya çalışıyordu. İyice azmıştım. Gözüm asla birşey görmüyordu. Sikimle amının dudaklarını araladım ve başını yavaşça sokmaya başladım. Sevil delirmiş şeklinde bağırıyor, çılgınlar benzer biçimde debeleniyordu. Ellerimle kalçalarını sıkıca tuttum ve bir anda yüklendim. Sikim amının o sıcak deliğine sonuna kadar girmişti. Sevil aniden kasıldı, nefesi kesilmişti ve gözleri patlayacak benzer biçimde açılmıştı. Birkaç saniye sonrasında ciyak ciyak bağırıyordu. Ben ise sonuna kadar köklediğim sikimi bir yerleştirip bir çıkarıyordum. Sevil altımdaydı. Onu sikiyordum! Bu düşünce ile oldukça tahrik oluyordum. Daracık amı bana asla tatmadığım duygular yaşatıyordu. Sevil ise ağlıyordu, ama bir yandan da ufak ufak inliyordu. Yüzü yastığa gömülmüş, saçları dağılmış, elleri bağlı ve tanımadığı biri tarafınca sikiliyordu.

Ben gitgide hızlandım, amının içine girerken var gücümle yükleniyordum, çarpıştığımızda sesler geliyordu. Sevilin bağıracak hali kalmamıştı. Ben de ağzından yumağı çıkarıp inlemelerini dinlemek istedim. Sevilin inlemeleri giderek yükseliyordu ve çırpınmayı da bırakmıştı, kaderine razı bir biçimde sikiliyordu. Ben ise sikimi neredeyse çıkaracak kadar çekiyor sonrasında yeniden yükleniyordum. Bu biçimde devam ettim. Sevilin artık zevk inlemeleri ve çığlıkları atıyordu. Benim ise zevkten başım dönüyordu ve gelmeye başladığımı hissediyordum. Sevil yastığı ısırıyor ve inliyordu. Gözleri sımsıkı kapalıydı. Birden sesi terfi etti ve zevk içinde bağırmaya başladı. Vücudunun titremeleri ve kasılmalarını sikimde hissediyordum. Zevkin doruklarındaydık. Bu beni mahvetmişti ve ben de dayanamadım, Sevilin amının içinde patladım.

Yaşadığım duyguyu anlatmama imkan yok. Amını döllerimle doldururken sevilin bağırmaları kesilmişti. Ben de bir iki daha gidip ulaştıktan sonra üstüne yığıldım. Spermler amından taşıyordu. Sevil zevk içinde bayılmıştı. Bir müddet sonra kendime geldim. Sevil de yavaş yavaş kımıldanmaya başladı. Sıra Sevilin götünü sikmeye gelmişti. Parmaklarımla göt deliğini kıvama getirmeye çalışırken Sevil zevkten sarhoş olmuştu. Sikimin başını yavaş yavaş götüne sokmaya başladım. Sevil acı içinde kıvranıyordu. Bir iki git-gel’den sonrasında alıştı ve zevk iniltileri arasında kıvranıyordu. Çok şiddetli bir sekilde sarsıla sarsıla boşaldım götüne. Sikimi götünden çıkarıp tekrar amına soktum ve yığıldım kaldım üstüne…

Biraz sonrasında yavaşça doğruldum, amından çıktım. Sikimle beraber spermlerim de dışarı akıyordu. Ama bir şey dikkatimi çekmişti, Sevilin amı kan içindeydi. Sevil bakireydi! Onun bekaretini ben bozmuştum. Hemen giyindim. Sevile baktım halen gözleri kapalıydı, yanakları makyaj içindeydi ve halen süratli süratli soluyordu. Amından kan ve sperm karışmış yatağa damlıyordu. Ellerini çözdüm, fakat asla reaksiyon vermedi. Kulağına eğildim, “Özür dilerim.” dedim. Dönüp kendi dairemin yolunu tuttum…

Sevil bu olayı babasına veya başka birine anlatmamıştı. Yüzü için de bir asılsız uydurmuştu…